Tur Detayı
1.GÜN: ŞANLIURFA-GÖBEKLİTEPE:
Havalimanında bizleri bekleyen rehberimizle birlikte gizem dolu turumuza başlıyoruz
HALİL-ÜR RAHMAN CAMİİ – AYN ZELİHA (BALIKLI GÖL) – RIZVANİYE CAMİİ ve Hz.İbrahim’in doğduğu mağara, Sipahi Pazarı, Kazzaz pazarı, Hacı Kamil Hanı, Hüseyiniye Çarşısı, Naccar Pazarı, Tarihi Gümrük Hanı, Ulucami ve Mutfak Müzesini ziyaret edip geziyoruz ardından arkeoloji müzesi ve mozaik müzesinin görülmesi, sonrasında Göbeklitepe’ye hareket. Sonrasında yol bizleri insanlık tarihinin en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan, günümüzden 12000 yıl öncesine tarihlenen, bilinen yazılı tarihin doğrularını derinden sarsan, ilk hac merkezi olduğu tahmin edilen Göbeklitepe’ye götürecek. "Bugüne kadar yapılmış çalışmalar neticesinde bilinen en eski tapınaklardan birisi olan Göbeklitepe Mezopotamya bölgesinde yer almaktadır. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplumlarda dinsel inanışa dair önem arz eden veriler sunmaktadır. Mimari ve sonrasında sosyo-ekonomik olarak ele alacağımız Göbeklitepe, dönem insanlarının ezber bozacak nitelikte inanışlarını yaşayabilmek için nasıl bir kutsal alan oluşturabileceği ile ilgili bilgiler vermekle beraber, onların dini, dinsel sembolleri, teknoloji ve bilimleri hakkında bizleri aydınlatmaktadır. Ardından konaklama için otelimize dönüyoruz.
21: Mardin-Dara
Otelde aldığımız sabah kahvaltısının ardından Mardin’e doğru yola çıkıyoruz. Burada ilk durağımız Mor Behrem Kırklar Kilisesi. Kilise görevlisinden alacağımız bilgilerin ardından Mardin’in dar sokaklarında yapacağımız yürüyüşle Mardin müzesi, Latifiye Camii ve bölgenin en önemli yapılarından biri olan Ulu Camii görüyor ve fotoğraflıyoruz. Ardından birçok dizi ve filme ev sahipliği yapmış PTT binası geziyor, Şehidiye Camii ve Medresesi ziyaretimiz sonrası Mardin’in sembollerinden olan Abbaralardan geçip aracımıza binerek, Kasımiye medresesine ulaşıyoruz. Selçuklu döneminde üniversite denginde eğitim veren bu olağan üstü mimaride Güneydoğu kültüründeki eyvan felsefesini öğrenip gezilerimizi tamamladıktan sonra rotamızı 1932 yılına kadar Dünya’daki Süryani halkının merkezi konumunda bulunan Deyrulzafaran Manastırına çeviriyoruz. Manastır hakkında edineceğimiz bilgiler sonrasında Mezopotamya’nın Efes’i olarak adlandırılan Dara’ya gidiyoruz. İpek yolu üzerinde bulunan bu antik kentte dünyanın ilk su barajına ait olan kalıntıları,antik dönemde Ahamanişlerin tanrısı Ahura Mazda’ya inanıldığı ve bunun için de bir takım ateş kulelerini, kale (Daras Anastasiupolis), kilise, köprü, su kanalları, su sarnıçları, arasta, kaya mezarları ve sivil yerleşim binalarına ait kalıntıları incelerken yöre halkı ile gireceğimiz ikili ilişkiler ve bizlere Mezopotamya misafirperverliğinin inceliklerini sunma yarışları hoşgörü ve sevginin bölgede ne derece güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlayacak. Kalbimizin bir kısmını burada bırakmamızın ardından konaklama için Urfa’daki otelimize dönüyoruz.
3. GÜN: DİYARBAKIR
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında Diyarbakır’a doğru yola çıkıyoruz.
Tarihi Hasan paşa hanına göz attıktan sonra, İslam aleminin 5’inci Harem-i Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır Ulu Camii’nin gezilmesi. Diyarbakır sur içinde Diyarbakır’ın tarihi evlerinden biri olan Ziya Gökalp’ın evi ve Ahmet Arif ile Cahit Sıtkı Tarancı’nın evlerini ziyaret veya en azından göz atılması. Halit bin Velidi’n oğlunun metfun olduğu 27 sahabenin bulunduğu Hz Süleyman camisini ziyaret, Müze olarak kullanılan meşhur Diyarbakır Hapishanesi’ni içeri girmeden bahçesinden gösterilmesi
Meşhur on gözlü köprü ile tarihi surlarda Hevsel bahçelerini gördükten sonra Dicle Nehri bizi karşılıyor…. Halit Bin Velid’in 8 ay zorlu bir kuşatmadan sonra fethettiği Çin seddinden sonraki dünyanın en uzun surları sayılan Tarihi Diyarbakır surlarını ziyaret, Keçi Burcu’ndan Dicle nehri, Gazi Köşkü, Hevsel bahçeleri ve on gözlü köprüyü seyretme ardından sizlere veda etmek üzere havaalanına bırakarak turumuzu bitiriyoruz.
Bir Başka CEM GÖNCÜ TURİZM Organizasyonunda buluşmak dileklerimiz ile…