Tur Detayı
1.GÜN: HALFETİ – GAZİANTEP
Havalimanında bizleri bekleyen rehberimizle Gaziantep’i tanımaya başlıyoruz Burada ilk durağımız Zeugma(Belkıs)’tan çıkarılan mozaikleri görmek için GAZİANTEP ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ’ni geziyoruz. Antep Kalesi ve Antep kurtuluş savaşı panoramik zaman tünelinin gezilmesi, Şehirde geçmişte yaygın olarak kullanılan, bakır ürünler imalathanelerinin bulunduğu; tarihi Bakırcılar Çarşısı, Tarihi Zincirli Bedesten, Tarihi Tahmis Kahvesi, Gümrük Hanı, Gaziantep Hamam Müzesi sonrasında serbest zaman ve Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Yol üzerinde nesli tükenmekte olan kelaynakların koruma altına alındığı Birecik ilçesine uğruyoruz. Asurlularca Şitamrat dedikleri Halfeti’yi tanımaya çalışacağız. Halfeti’nin bir diğer özelliği, tüm dünyada siyah gülün yetişebildiği tek yer olması. Tekne gezisi ile Hz. İsa’nın havarisi Paulus’un İncili çoğalttığı, İçerisinde ve su sarnıçları gibi yapıların kalıntıları bulunan Rum Kale’yi göreceğiz. Asma köprüden geçtikten sonra yol üzerinde Atatürk Barajı’nda seyir terasından anlatım ve panoramik fotoğraf çekildikten sonra Urfada ki otelimize geçiş yapıyoruz.
2.GÜN: ŞANLIURFA-GÖBEKLİTEPE:
Sabah otelde alacağımız kahvaltıdan sonra gezime başlıyoruz.
HALİL-ÜR RAHMAN CAMİİ – AYN ZELİHA (BALIKLI GÖL) – RIZVANİYE CAMİİ ve Hz.İbrahim’in doğduğu mağara, Sipahi Pazarı, Kazzaz pazarı, Hacı Kamil Hanı, Hüseyiniye Çarşısı, Naccar Pazarı, Tarihi Gümrük Hanı, Ulucami ve Mutfak Müzesini ziyaret edip geziyoruz ardından arkeoloji müzesi ve mozaik müzesinin görülmesi, sonrasında Göbeklitepe’ye hareket. Sonrasında yol bizleri insanlık tarihinin en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan, günümüzden 12000 yıl öncesine tarihlenen, bilinen yazılı tarihin doğrularını derinden sarsan, ilk hac merkezi olduğu tahmin edilen Göbeklitepe’ye götürecek. "Bugüne kadar yapılmış çalışmalar neticesinde bilinen en eski tapınaklardan birisi olan Göbeklitepe Mezopotamya bölgesinde yer almaktadır. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplumlarda dinsel inanışa dair önem arz eden veriler sunmaktadır. Mimari ve sonrasında sosyo-ekonomik olarak ele alacağımız Göbeklitepe, dönem insanlarının ezber bozacak nitelikte inanışlarını yaşayabilmek için nasıl bir kutsal alan oluşturabileceği ile ilgili bilgiler vermekle beraber, onların dini, dinsel sembolleri, teknoloji ve bilimleri hakkında bizleri aydınlatmaktadır. Ardından konaklama için otelimize dönüyoruz.
2. GÜN: Midyat – DARA
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında küçük Mardin olarak adlandırılan Midyat'a hareket ediyoruz . Bölgenin önemli el sanatlarından olan Telkari pazarında vereceğimiz serbest zaman sonrasında birçok diziye ev sahipliği yapmış olan Konuk evi terasına ulaşıyoruz. Bura da birbirinden güzel fotoğraflar çekerek yöresel sarı kesme taş mimarisi ile farklı manzaraları ölümsüzleştirdikten sonra Süryanilerin DEYRULUMUR olarak adlandırdıkları Mor Gabriel manastırı ziyaretlerimizin ardından Midyat'tan Estel’e geçiyoruz ve yemek sonrası diğer kiliseleri geziyor ve serbest vakit için misafirlerimizi çarşıya bırakıyoruz…İsteyen misafirlerimiz tarihi Gelüşke Hanı’nında kahve içip dinlenir isteyen alışveriş yapar… ardından Mezopotamya’nın Efes’i olarak adlandırılan Dara’ya gidiyoruz.İpek yolu üzerinde bulunan bu antik kentte dünyanın ilk su barajına ait olan kalıntıları,antik dönemde Ahamanişlerin tanrısı Ahura Mazda’ya inanıldığı ve bunun için de bir takım ateş kulelerini, kale (Daras Anastasiupolis), kilise, köprü, su kanalları, su sarnıçları, arasta, kaya mezarları ve sivil yerleşim binalarına ait kalıntıları incelerken yöre halkı ile gireceğimiz ikili ilişkiler ve bizlere Mezopotamya misafirperverliğinin inceliklerini sunma yarışları hoşgörü ve sevginin bölgede ne derece güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlayacak.Kalbimizin bir kısmını burada bırakmamızın ardından zaman ve imkan elverdiği takdirde serin sularıyla cennetten bir köşe olarak tasvir edilen bölgenin mesire alanı Beyaz Su gezisi sonrasında dinlenme için Mardinde ki otelemize geçiyoruz
4. GÜN: Mardin - Kırklar Kilisesi - Ulu Cami - Kasımiye Medresesi - Deyrul Zaferan -
Sabah kahlvaltısınn ardından müze kent Mardin’i tanımaya başlıyoruz. Burada ilk durağımız Mor Behrem Kırklar Kilisesi. Kilise görevlisinden alacağımız bilgilerin ardından Mardin’in dar sokaklarında yapacağımız yürüyüşle Mardin müzesi, Latifiye Camii ve bölgenin en önemli yapılarından biri olan Ulu Camii görüyor ve fotoğraflıyoruz. Ardından birçok dizi ve filme ev sahipliği yapmış PTT binası geziyor, Şehidiye Camii ve Medresesi ziyaretimiz sonrası Mardin’in sembollerinden olan Abbaralardan geçip aracımıza binerek, Kasımiye medresesine ulaşıyoruz. Selçuklu döneminde üniversite denginde eğitim veren bu olağan üstü mimaride Güneydoğu kültüründeki eyvan felsefesini öğrenip gezilerimizi tamamladıktan sonra rotamızı 1932 yılına kadar Dünya’daki Süryani halkının merkezi konumunda bulunan Deyrulzafaran Manastırına çeviriyoruz.Manastır hakkında edineceğimiz bilgiler sonrasında bu güzel turun sonuna geliyoruz. Misafirlerimizi uğurlamak üzere havalmanına bırakıyoruz
Bir Başka CEMGÖNCÜ TURİZM Organizasyonunda buluşmak ümidiyle